ELMALI YULAFLI KÖPEK KURABİYESİ

Artık yazmasam, yazsam mı derken Şubat ayından beri hiçbir şey yazmamışım vakit ne kadar da hızlı geçmiş, bu kadar uzun zamandır yazmadığımın farkında bile değilim.
Sanırım evde bir seyler deniyor olmam ve bunları instagramda  paylaşmam buraya yazmıyor olmamın eksikliğini pek hissettirmemiş bana.

27hafta önce paylaştığım bu kurabiyeleri yazmakla blog dünyasına yeniden bir giriş yapayim en iyisi.
Elimde 12günlük tatil notları, düzenlenecek fotoğraflar var daha ama ne zaman vakit bulunur da yazılır onlar hiç bilmiyorum.

Kurabiye tarifine gelince her zaman yazdığım gibi daha güvenilir bulduğum için ben Çilek’i özel yemeklerle besliyorum, çok şükür şimdiye kadar bir sorun yaşamadık.
Onun için ödül kurabiyesi de pişirmeyi seviyorum. Bu yaptığım kurabiye en sevdiklerimden biri oldu tadı o kadar güzel ki ben bile fırından ilk çıktığında tadına bakma bahanesiyle birkaç tane yedim.
Etli kurabiyelere göre muhafaza etmesi de daha kolay…
Ben derin dondurucuda tutuyorum her akşam bir iki tane buzdolabına koyuyorum.

Çilek bu kurabiyeler için çıldırıyor desem yeridir gerçi onun için yemek olsun da ne olursa olsun ama yok yok bunların yeri onun için apayrı.

Malzemeler
2 su bardağı tam buğday unu (City Farm un kullandım)
1/2 su bardağı yulaf
1 yumurta
5 çorba kaşığı zeytinyağı
1 adet rendelenmiş elma (püre olacak şekilde ince)

Yapılışı

  • Tüm malzemeleri karıştırıp, yoğurun.
  • Kurabiye kalıbıyla şekil verin.
  • Önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında 20 dakika pişirin.
*Elmadan çıkacak suya göre un miktarı değişebilir.
*Ayrıca içine rendelenmiş tuzsuz peynir de koyabilirsiniz.
IMG_20140212_115725

Gülen köpek Çilek

IMG_20140212_115739

Pati havaya kalktı

IMG_20140212_115742

Yerim

Written by Simge Çalışkan

Küçükken hep mutfağa girerdim, çok güzel yemekler yapardım..." diye cümleye başlamak isterdim ama benim hikayem maalesef böyle başlamıyor... Evlenince aç kalmamak için yemek yapmaya başladım, soğan ve sarımsaktan nefret eden bir insandım... Bu yüzden soğansız yemek yapma girişimlerim de oldu ama tatsızlıkla sonuçlandı. Böyle bir insanın aşçı olmaya kalkışması pek de tutkulu görünmüyor farkındayım. Ama evde her gün yemek yapınca aslında yemek yemesini ve yapmasını çok sevdiğimi sadece farklı tatlar aradığımı farkettim. Yeni kitaplarla değişik yemekler denedim, yedim, içtim... Daha sonra gazetede gördüğüm bir ilanla Mutfak Sanatları Akademisi'ne yazıldım. Gerçek mutfakta çalışmak nedir hiç bilmezken mutfağın enerjisine, hızına ve hatta o adamı öldüren stresine bile aşık oldum ve artık diplomalı bir aşçıyım..

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir