RICOTTA -TAZE LOR- PEYNİRİ
IMG_1935 (2)

Bir yapmadığımız bu kalmıştı bunu da yaptık rahatladık artık…
Ekmek, yoğurt, makarna derken ricotta neden yapmıyorum ki ben dedim hemen bir cuma akşamı denedim, dedim cumartesi de kahvaltımız lezzetlensin. Gerçekten de öyle oldu ne kadar güzel bir tat…
Neden daha önce yapmamışım söylenmeleri

Ben böyle havalı havalı anne peynir yaptım derken “e onu eskiden yapardık zaten sütü kestiriyorsun oluyor” demez mi “ama onun derecesi var ısısı var önemli bir şey anne” dedim içimden

İşin aslı çoğu kişi biliyormuş bu peynirin nasıl yapıldığını ben de yazmayacaktım da şahane bir ricotta peynirli tart yapınca onun öncesinde de bir tarif yazayim dedim.

Bu arada geçen gün Türk bir markanın Ricotta Peynirini aldım, yok yani bu tarifle ilgisi yok tadı çok kötüydü muhakkak iyi İtalyan markaları vardır da bizim marketlerde satılıyor mudur bilemem…

Bu yüzden almayın yapın… Ekmeğe sürün, pancake yapın, tatlı da tartlarda kullanın…

Tarif smittenkitchen.com dan alınmıştır.
IMG_1934 (2)

Malzemeler

3 su bardağı süt

1 kutu krema (Pınar Krema)

1/2 çay kaşığı tuz

3 çorba kaşığı limon suyu
Yapılışı
  • Süt, krema ve tuzu karıştırın.
  • 87 derece olana kadar ısıtın.
  • Ocağın altını kapatıp limon suyunu ekleyin ve aynı yöne doğru 5dakika karıştırın.
  • Bu sırada süt kesilip topaklanmaya başlayacak.
  • Tel süzgecin içine bi kat tülbent koyup sütü dökün ve birkac saat süzülmesi için bekleyin.
Şimdi derece kısmına gelince biliyorum herkesin evinde sıvı termometresi yok ama inanın ben o serçe parmak  testinden hiçbir şey anlamıyorum sırf bu yüzden uzun süre evde yoğurt tutturamadım.
Ne zaman termometre aldım evde sorunsuz yoğurt yapar oldum.
Termometresi olmayanlar için sütü kesinlikle kaynatmayın.
Üzeri hafif bir kaymak tuttuğu zaman ocağın altını kapatıp limon suyunu ekleyin.

Written by Simge Çalışkan

Küçükken hep mutfağa girerdim, çok güzel yemekler yapardım..." diye cümleye başlamak isterdim ama benim hikayem maalesef böyle başlamıyor... Evlenince aç kalmamak için yemek yapmaya başladım, soğan ve sarımsaktan nefret eden bir insandım... Bu yüzden soğansız yemek yapma girişimlerim de oldu ama tatsızlıkla sonuçlandı. Böyle bir insanın aşçı olmaya kalkışması pek de tutkulu görünmüyor farkındayım. Ama evde her gün yemek yapınca aslında yemek yemesini ve yapmasını çok sevdiğimi sadece farklı tatlar aradığımı farkettim. Yeni kitaplarla değişik yemekler denedim, yedim, içtim... Daha sonra gazetede gördüğüm bir ilanla Mutfak Sanatları Akademisi'ne yazıldım. Gerçek mutfakta çalışmak nedir hiç bilmezken mutfağın enerjisine, hızına ve hatta o adamı öldüren stresine bile aşık oldum ve artık diplomalı bir aşçıyım..

This article has 1 comment

  1. Anonymous Reply

    Simge hanım merhabalar, tarif için teşekkürler. Bu arada yoğurt tarifiniz de var mı acaba blogunuzda? Sevgiler, Gülçin

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir