TAVUKLU VE MANTARLI KARNIYARIK
IMG_0022 (3)

Patlıcan bir yaz sebzesi ama onunla yapılan yemekler nedense bana yaz için çok ağır geliyor.
Karışık kızartma çok güzel bir yemek, ama kızartma yapmak yaz için ağır bir pişirme tekniği..
Karnıyarığı ise yıllardır patlıcanı kızartarak değil közleyerek yapıyorum, hem kızartmadan uzak durmuş oluyoruz, hem de daha hafif..

Tavuklu olanını ise ilk defa bugün denedim, eşim “tavuklu karnıyarık mı olurmuş” dedi ama yedikten sonra da gülen bir suratla bakıyordu etrafa..
Mantar ve maydanoz ise bence bu yemeği güzel yapan iki malzeme, sadece tavuk biber sotelenmiş olsaydı biraz sıradan olurdu, bu malzemeler çok ayrı bir lezzet verdi.

2kişilik
Malzemeler
2 patlıcan
150 gr tavuk göğsü
100gr mantar (5 iri boy mantar)
1 soğan
1 domates
1 çay kaşığı kuru kekik
1 avuç taze maydanoz
Tuz-Biber
1 çorba kaşığı salça

IMG053

Yapılışı
* Patlıcanları fırında közleyin. Közlemeden önce bıçakla patlıcana delikler açmayı unutmayın.
( İlk evlendiğim zaman hiçbir tarif bu ayrıntıyı belirtmediği için, fırında közlediğim patlıcanlar fırın içinde patlamış, fırının kapağı hızla açılıp her yer patlıcan olmuştu)
* Tavukları zar şeklinde minik minik doğrayın, zeytinyağı koyduğunuz tavaya koyup soteleyin.
* Jülyen doğranmış soğanları ekleyin.
* Minik minik doğranmış mantarları ekleyin. ( mantar ve tavukların iri iri değil, küçük küçük doğranmış olması karnıyarık içinde daha hoş duruyor, bu yüzden iri iri doğramayın)
* Küp küp kesilmiş domatesi ekleyin. Soteleyin.
* En son baharatları ve kıyılmış maydanozu ekleyin.
* Tavuklu içi, patlıcanların içine doldurun. Fırın kabına dizin.
* Kaynamış bir bardak su içine salçayı ekleyin ve salçalı suyu da fırın kabına boşaltıp, fırında pişirin.

Written by Simge Çalışkan

Küçükken hep mutfağa girerdim, çok güzel yemekler yapardım..." diye cümleye başlamak isterdim ama benim hikayem maalesef böyle başlamıyor... Evlenince aç kalmamak için yemek yapmaya başladım, soğan ve sarımsaktan nefret eden bir insandım... Bu yüzden soğansız yemek yapma girişimlerim de oldu ama tatsızlıkla sonuçlandı. Böyle bir insanın aşçı olmaya kalkışması pek de tutkulu görünmüyor farkındayım. Ama evde her gün yemek yapınca aslında yemek yemesini ve yapmasını çok sevdiğimi sadece farklı tatlar aradığımı farkettim. Yeni kitaplarla değişik yemekler denedim, yedim, içtim... Daha sonra gazetede gördüğüm bir ilanla Mutfak Sanatları Akademisi'ne yazıldım. Gerçek mutfakta çalışmak nedir hiç bilmezken mutfağın enerjisine, hızına ve hatta o adamı öldüren stresine bile aşık oldum ve artık diplomalı bir aşçıyım..

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir