DİL BALIĞI-SOLE MEUNİERE

IMG_0024

Evlerimizde dil balığı nasıl pişirilir?

Yoksa hiç pişirilmez mi?
Şimdi düşündüm de, benim annem de şimdiye kadar hiç bu balığı pişirmedi evimizde…
Bu balıkla yapılan tarifleri araştırdığımda çok da değişik şeyler bulamadım, dil balığı şiş ya da ızgara en popüler tarifler.
Bu da yepyeni, değişik bir tarif değil ama çok meşhur. Hem çok kolay, hem de çok zor. Eğer benim gibi tereyağı seviyorsanız bu reçete tam size göre.


Bol tereyağlı, limonlu bir sos, ekmeğinizi banıp ilk lokmayı ağzınıza götürdükten sonra ‘işte bu’ dediğiniz bir lezzet.
Bu arada “Julie&Julia” filmini izleyenler, orada da Paris’e yeni gitmiş olan Julia Child’ın bu balığı yerken nasıl da kendinden geçtiğini mutlaka görmüşlerdir.

bir porsiyonluk ölçüler
Malzemeler

  • Dil balığı fileto, yaklaşık 400gr.
  • 2 çorba kaşığı un
  • 2 çorba kaşığı limon suyu
  • 30 gr. tereyağı
  • Maydanoz
  • Tuz
  • Karabiber

Yapılışı

  1. Unun içine tuz ve karabiber karıştırın.
  2. Balığı bu unlu karışım içine koyarak, her tarafının iyice una bulanmasını sağlayın. Kızartırkan topaklanmaması için fazla unu silkeleyin.
  3. Tavayı ısıtın ve 1 çorba kaşığı zeytinyağı ve biraz tereyağı ekleyin.
  4. Balığı 5 er dakika olmak üzere iki tarafını da kızartın. Burada önemli nokta balığı kurutmadan pişirmek.
  5. Balık kızardıktan sonra, onu bir tabağa alın, tavadaki fazla yağı dökün ve bir peçete ile tavayı temizleyin.
  6. 30 gr. tereyağını tavaya koyup eritin.
  7. Limon suyunu ve kıyılmış maydanozları ekleyin. Tuz ve karabiber ekleyin.
  8. Tereyağlı sosu balığın üzerine dökün.
  9. Yanında haşlanmış patates ile servis edin.

 

Written by Simge Çalışkan

Küçükken hep mutfağa girerdim, çok güzel yemekler yapardım..." diye cümleye başlamak isterdim ama benim hikayem maalesef böyle başlamıyor... Evlenince aç kalmamak için yemek yapmaya başladım, soğan ve sarımsaktan nefret eden bir insandım... Bu yüzden soğansız yemek yapma girişimlerim de oldu ama tatsızlıkla sonuçlandı. Böyle bir insanın aşçı olmaya kalkışması pek de tutkulu görünmüyor farkındayım. Ama evde her gün yemek yapınca aslında yemek yemesini ve yapmasını çok sevdiğimi sadece farklı tatlar aradığımı farkettim. Yeni kitaplarla değişik yemekler denedim, yedim, içtim... Daha sonra gazetede gördüğüm bir ilanla Mutfak Sanatları Akademisi'ne yazıldım. Gerçek mutfakta çalışmak nedir hiç bilmezken mutfağın enerjisine, hızına ve hatta o adamı öldüren stresine bile aşık oldum ve artık diplomalı bir aşçıyım..

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir