PASTIRMALI TAVUK
IMG_0001 (2)

Şu sıralar dilden dile dolanan “hastayım, hasta oldum” kervanına katılmak üzereyim sanki. Gündüz bambaşka bir havayla dışarı çıkıp, akşam bambaşka bir havayla karşılaşıyoruz.
Dün akşam da yürüyüş sırasında feci üşüdüm, sonucu da bugün sürekli üşüme ve vücut ağrısı oldu.

Bu sıralar blog için sürekli aklımda bir şeyler olsa da eyleme geçiremiyorum. Bir sürü şey deniyorum, lakin sonuç istediğim gibi olmuyor ve koyamıyorum.
Ricotta peynirli tart ve bugün yaptığım tarçınlı ekmek tekrar denenmek üzere sıraya girdi.

Allah’tan akşam yemeği için hazırladığım pastırmalı tavuk güzel oldu da “neden yaptıklarım olmuyor” bunalımından kurtuldum.
Farkındaysanız olmayan şeyler de hep hamurişi, biliyorum ben benim aram iyi değil tatlı ile hamur ile ama zorluyoruz işte..

2 kişilik
Malzemeler
4 adet tavuk kalça
2 diş sarımsak
3 domates
1 kereviz sapı
1 havuç
1 soğan
1/2 çorba kaşığı salça
6 dilim pastırma
10 adet siyah zeytin
1 da biberiye
Tuz Biber
Zeytinyağı

Yapılışı

  • Tuzlayıp karabiber serptiğiniz tavuklarınızı bir tavada iyice kızartın.
  • Tavukları ayrı bir yere alın.
  • Tavukları kızarttığınız tavadaki fazla yağı dökün, elinizle birkaç parçaya ayırdığınız pastırmaları ekleyip biraz kızartın.
  • Ardından küp küp doğranmış soğanı, küp küp doğranmış havucu, doğranmış kereviz ve sarımsağı ekleyip yumuşayana kadar soteleyin.
  • Yumuşadıktan sonra biberiyeyi, rendelenmiş domatesleri, salçayı ve çekirdekleri çıkarılmış zeytinleri ekleyin.
  • Kızarmış tavukları da ekleyin.
  • Yarım çay bardağından biraz daha az su ekleyip, tavukları kısık ateşte 1 saat pişirin.
  • Ağzınızda dağılan yumuşacık tavukları üzerine maydanoz serperek servis yapın.

Written by Simge Çalışkan

Küçükken hep mutfağa girerdim, çok güzel yemekler yapardım..." diye cümleye başlamak isterdim ama benim hikayem maalesef böyle başlamıyor... Evlenince aç kalmamak için yemek yapmaya başladım, soğan ve sarımsaktan nefret eden bir insandım... Bu yüzden soğansız yemek yapma girişimlerim de oldu ama tatsızlıkla sonuçlandı. Böyle bir insanın aşçı olmaya kalkışması pek de tutkulu görünmüyor farkındayım. Ama evde her gün yemek yapınca aslında yemek yemesini ve yapmasını çok sevdiğimi sadece farklı tatlar aradığımı farkettim. Yeni kitaplarla değişik yemekler denedim, yedim, içtim... Daha sonra gazetede gördüğüm bir ilanla Mutfak Sanatları Akademisi'ne yazıldım. Gerçek mutfakta çalışmak nedir hiç bilmezken mutfağın enerjisine, hızına ve hatta o adamı öldüren stresine bile aşık oldum ve artık diplomalı bir aşçıyım..

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir