ÇAYLI BİSKÜVİ
IMG_0018 (2)

Bugün güne o kadar kötü başladım ki, Çilek’i parkta gezdirirken birden gözümün önünden kayboldu, 15 dakika deli gibi onu aradım..
Aslında köpeğini iyi tanıyan biri olarak ilk bakacağım yere en son bakmışım, kızımı dut ağacının dibinde sessizce dutları yerken buldum..
Buluşunca kızsam mı, oh kavuştuk kucaklaması mı yapsam bilemedim..

548245_10150978088793279_2080629201_n

Evde beslenen bir hayvanın sokaklarda yaşaması çok zor, rahata alışmıştır, araba bilmez, yol bilmez, yemek nasıl bulunur bilmez, diğer köpekleri bilmez, insanları bilmez…

Ah bir daha Çilek, gözümün önünden, dizimin dibinden ayırmam seni, kuzenimin de dediği gibi “bu zulüm sana 15 yıl yeter” aynen öyle…

Biz gelelim bisküvi tarifimize, bu bisküvileri yapmayı seviyorum çünkü…
1- Hamur açma derdi yok
2- Kalıplarla şekil verme derdi yok
Çırp, karıştır, dolapta beklet, dilimle….
Tarif “Cookies” kitabından alınmıştır.

Malzemeler
150gr tereyağı
115gr esmer şeker
1 yumurta
200 gr un
2 çorba kaşığı çay

Earl Grey kullanırsanız 2 çorba kaşığı (silme) kullanın.

Yeşil çay kullanırsanız ise 3 poşet yeterli geliyor.

Desktop1

Yapılışı
* Şeker ile tereyağını krema kıvamına gelene kadar iyice çırpın.
* Çayı ve yumurtayı ekleyip, çırpın.
* Unu ekleyin.
* Karışımı strec üzerine koyup yaklaşık 25-30 cm uzunluğunda rulo yapıp sarın, dikdörtgen bir görünüm için kenarlardan düzleştirin.
* Buzdolabında 1 saat bekletin.
* Çıkardıktan sonra 5mm kalınlığında dilimleyin.
* Kurabiyeler pişerken yayılıyorlar, bu yüzden aralarında boşluk bırakıp, fırın kabına dizin ve çok kalın dilimlemeyin.
* 190 dereceli fırında 10-15 dakika pişirin.

Written by Simge Çalışkan

Küçükken hep mutfağa girerdim, çok güzel yemekler yapardım..." diye cümleye başlamak isterdim ama benim hikayem maalesef böyle başlamıyor... Evlenince aç kalmamak için yemek yapmaya başladım, soğan ve sarımsaktan nefret eden bir insandım... Bu yüzden soğansız yemek yapma girişimlerim de oldu ama tatsızlıkla sonuçlandı. Böyle bir insanın aşçı olmaya kalkışması pek de tutkulu görünmüyor farkındayım. Ama evde her gün yemek yapınca aslında yemek yemesini ve yapmasını çok sevdiğimi sadece farklı tatlar aradığımı farkettim. Yeni kitaplarla değişik yemekler denedim, yedim, içtim... Daha sonra gazetede gördüğüm bir ilanla Mutfak Sanatları Akademisi'ne yazıldım. Gerçek mutfakta çalışmak nedir hiç bilmezken mutfağın enerjisine, hızına ve hatta o adamı öldüren stresine bile aşık oldum ve artık diplomalı bir aşçıyım..

This article has 2 comments

  1. Denizin Yıldızı Reply

    Evvvvet bu tarif bana uygun geldi. Neden mi?

    1- Hamur açma derdi yok
    2- Kalıplarla şekil verme derdi yok

    demişsin daha ne olsun 🙂

    Ellerine Sağlık, Sevgiler…

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir