SUSAMLI KEREVİZ ÇORBASI
Sim'
İşte hazırladığımız sularla yapacağımız nefis bir çorba. Bu çorbayı tavuk suyu ile yapıyoruz, mutfaklarda da genelde tavuk suyu daha çok kullanılıyor. Ben ayrı olarak bunun tarifini vermiyorum çünkü et suyu ile malzemeler, ölçüler aynı.

Sadece dana kemiği yerine, tavuk kemiği kullanacaksınız.

malzemeler

  • 25 gr. tereyağı
  • 1 çorba kaşığı susam yağı
  • 1/2 baş kereviz; küp küp doğranmış
  • Bir avuç kereviz yaprağı; ben ayrı kereviz sapı almadım, kereviz alırken genelde sapı ve yaprakları olanları tercih ediyorum.
  • 1 soğan
  • 2 çorba kaşığı un
  • 2 çorba kaşığı susam
  • 300 ml süt
  • 450 ml tavuk suyu ya da sebze suyu

yapılışı

  1. Tencereyi ocağa koyarak ısıtın.
  2. Isındıktan sonra tereyağı ve susam yağını ekleyin. Doğradığınız soğanları, kerevizi, susam ve kereviz yapraklarını ekleyerek sebzeler biraz yumuşayana kadar soteleyin.
  3. Unu ekleyip biraz daha pişirin.
  4. Sütünü ve tavuk suyunu ekleyin.
  5. Çorbayı kaynama noktasına getirin, kaynadıktan sonra kısık ateşte sebzeler yumuşayana kadar pişirin.
  6. Ocaktan aldıktan sonra tuzunu biberini ayarlayın
  7. Blender ile pürüzsüz hale getirin.

susamlı ekmekler için;
100 gr tereyağı; yumuşamış
kıyılmış maydanoz
1 çorba kaşığı susam
12 adet tost ekmeği

Yumuşamış tereyağı içine kıyılmış maydanoz ve susamları ekleyip karıştırın. Tost ekmeklerinin kenarlarını kesin ve merdaneyle biraz açarak inceltin.
Ekmek üzerine tereyağlı karışımı sürün ve rulo yaparak, kürdan ile tutturun.
Kalan tereyağını da ekmeklerin üzerine sürüp, fırında kızartın.
Kürdanları çıkartarak çorbanın yanında ya da benim gibi halka halka keserek çorba içinde servis edin.

 

Written by Simge Çalışkan

Küçükken hep mutfağa girerdim, çok güzel yemekler yapardım..." diye cümleye başlamak isterdim ama benim hikayem maalesef böyle başlamıyor... Evlenince aç kalmamak için yemek yapmaya başladım, soğan ve sarımsaktan nefret eden bir insandım... Bu yüzden soğansız yemek yapma girişimlerim de oldu ama tatsızlıkla sonuçlandı. Böyle bir insanın aşçı olmaya kalkışması pek de tutkulu görünmüyor farkındayım. Ama evde her gün yemek yapınca aslında yemek yemesini ve yapmasını çok sevdiğimi sadece farklı tatlar aradığımı farkettim. Yeni kitaplarla değişik yemekler denedim, yedim, içtim... Daha sonra gazetede gördüğüm bir ilanla Mutfak Sanatları Akademisi'ne yazıldım. Gerçek mutfakta çalışmak nedir hiç bilmezken mutfağın enerjisine, hızına ve hatta o adamı öldüren stresine bile aşık oldum ve artık diplomalı bir aşçıyım..

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir